Kadın düşmanı zihniyete karşı her yerde, her alanda mücadele edeceğiz.
Rojava’da toprağını ve halkını toplum düşmanı çetelere karşı savunan direnişçi Kürt kadınlarının mücadelesi, yalnızca bir coğrafyanın değil, tüm dünya kadınlarının özgürlük mücadelesidir.
IŞİD ve HTŞ çetelerinin bir Kürt kadın direnişçiyi katlederek saçlarını kesmesi ve bunu birbirlerine “ganimet” gibi dağıtması; kadın bedenine yönelmiş barbar ve kadın düşmanı zihniyetin açık göstergesidir. Bu saldırı yalnızca bir kadına değil, kadın özgürlük mücadelesinin kendisine yöneliktir.
Ancak bu vahşet korku yaratmamış; tam tersine dünya kadınları için bir direniş sembolüne dönüşmüştür. Başta Kürt kadınları olmak üzere dünyanın dört bir yanında kadınlar saçlarını örerek dayanışma göstermiştir. Her örülen saç ilmeğinde verilen mesaj ortaktır:
Kadın düşmanı zihniyete karşı her yerde, her alanda mücadele edeceğiz.
Bugün ise kadın direnişinin simgesi haline gelen saç örme eylemi hedef alınmakta; dayanışma sembolü bilinçli biçimde yasadışılaştırılarak mücadele kriminalize edilmek istenmektedir. Kadınların en meşru ve barışçıl ifade biçimlerinden biri olan saç örgüsü, “suç unsuru” haline getirilerek kadın mücadelesi sindirilmeye çalışılmaktadır. Bu yaklaşım, kadın mücadelesini bastırmanın ve kamusal alandan silmenin yeni bir yöntemidir.
Bu dayanışmanın bir parçası olarak saç örgüsü fotoğrafını sosyal medyada paylaşan A.K. isimli kız çocuğu, “örgüt propagandası” suçlamasıyla 5 Şubat’ta tutuklanmış ve Şakran Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne gönderilmiştir.
Tutuklanmasının ardından bulunduğu koğuşta başka tutukluların saldırısına maruz kaldığı; vücudunun çeşitli yerlerinde şiddet izleri bulunmakta. Ayrıca insan onuruna aykırı bir uygulama olan “çıplak arama” dayatmasının da A.K.’ye uygulandığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Yetkililer bu uygulamayı inkâr etse de, hapishaneler uzun yıllardır kadın bedenine dönük sistematik hak ihlallerinin ve onur kırıcı politikaların mekânı haline getirilmiştir.
Kadın direnişinin sembollerini yasaklayarak, ilagelleştirerek ve cezalandırarak mücadeleyi kriminalize etmeye çalışan erkek egemen devlet aklı şunu bilmelidir:
Saç örgüsü bir suç değil, kadın dayanışmasının ve özgürlük iradesinin ifadesidir.
Kadınların direnişini kriminalize ederek bastırmaya çalışan anlayışa boyun eğmeyeceğiz. Rojava’da yükselen kadın özgürlük mücadelesi nasıl karanlığı yırttıysa, burada da baskı ve sindirme politikalarını boşa çıkaracaktır.
Saçlarımızı örmeye, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.
