Şam geçici hükümetinin Şêx Meqsud ve Eşrefiye’de yaşayan Kürtlere yönelik saldırıları derhal durdurulmalıdır

Şam rejiminin iki gündür Halep’in Şêx Meqsud ve Eşrefiye mahalleleri ve Beni Zeyd’e yönelik gerçekleştirdiği yoğun saldırılarda, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR)’un yaptığı açıklamaya göre 9 sivil katledilmiş, 60’tan fazla kişi de yaralanmıştır.

Şam rejiminin bu saldırıları, Suriye’nin idari ve siyasi bütünlüğüne açık bir tehdit olmakla birlikte aynı zamanda Rojava’da kadınların öncülüğünde, halkın direnişiyle oluşturulan eşitlikçi demokratik özerk yönetime yönelik büyük bir tehdit niteliğindedir. Bu saldırılar gündeme gelmişken, SDG ile Şam geçici yönetimi arasında imzalanan 10 Mart Mutabakatı uyarınca, 2025 Nisan ayında Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Kürt mahallelerinden çekilmiş ve güvenliği yerel asayişe devretmişti. Şam geçici hükümetine bağlı güçlerin yaptığı bu saldırılar, 10 Mart Mutabakatı’nı tamamen boşa çıkarmaktadır. Bu saldırılar; kadınların özne olduğu bir toplumsal örgütlenmenin hedef alındığı, Kürt halkına savaşın dayatıldığı ve bununla Suriye’nin geleceğine kast edildiği bir saldırganlığı ifade etmektedir.

Rojava deneyimi, Ortadoğu’nun erkek egemen, militarist ve otoriter siyasal geleneğine karşı kadın özgürlüğünü merkeze alan, büyük bedellerle şekillenen nadir örneklerden biridir. Bu nedenle HTŞ gibi kadın düşmanı ideolojilere sahip yapıların Rojava’ya yönelmesi, açık hedefli olup doğrudan özgürlükçü hattı tasfiye etmeye dönük ideolojik bir saldırganlığı ifade etmektedir. Şam geçici rejiminin toplumsallığı hedef alan saldırıları; kadınların kamusal alandan, siyasetten ve öz savunmadan tamamen dışlanmasını öngören ataerkil düzen anlayışının katliamcı yansımasıdır.

Bu saldırılar, Suriye’nin idari ve siyasi bütünlüğüne büyük bir tehdit olmanın yanı sıra, Suriye Demokratik Güçleri (SDG)’nin ısrarıyla inşa edilmeye çalışılan; çoğulcu, yerel demokrasiye dayalı ve toplumsal uzlaşıyı esas alan barış fikrini de doğrudan baltalamaktadır. Şam yönetiminin, Suriye Demokratik Güçleri (SDG) mevzilerini doğrudan hedef hâline getirdiğini açıklamasıyla gelişen bu saldırılar; askerî mevzilere değil, kadınların toplumsal varlığına, özgürlük fikrine ve barış içinde bir yaşamı geliştirme iradesine yönelik imha saldırılarıdır.

Tevgera Jinên Azad olarak, bu saldırgan, gerici, kadın düşmanı imhacı zihniyeti hiçbir şekilde kabul etmiyor; her zeminde karşısında durarak, onunla mücadele ederek kadın özgürlük çizgisine sahip çıkacağımızı ifade ediyoruz.

Suriye’deki kaos ve çatışmanın bitmesinin, Suriye’deki tüm halkların eşit ve demokratik yaşam haklarının sağlanacağı ortak bir yönetimin oluşmasından geçtiğini belirterek; kadın mücadelesine ve direnişine inanan, bunun için mücadele eden herkesi Şam rejiminin saldırılarına karşı durmaya, güçlü bir tavır almaya ve kadın devrimine sahip çıkmaya çağırıyoruz.

You may also like...